Geçen akşam bize gelen misafirler (burada isimlerini vermek
istemiyorum) bana neredeyse tüm büyüklerin sorduğu o meşhur soruyu sordular:
Söyle bakalım, anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı? Yüzlerine uzun uzun baktım, bilmiş bir cevap
versem arkamdan konuşacaklardı, “Ne sevimsiz bir çocuk, hep yaşından büyük
laflar ediyor!” diyeceklerdi. Büyükler neden böyle anlamıyorum. Her şeye edecek
bir lafları var! Bir de bu soruyu sorarken yüzlerini şekilden şekle sokarak gülmeye
çalışıyorlardı. Sempatik olmak için böyle yapmaya çalışıyorlar galiba. Oysa o
kadar aptal görünüyorlar ki! Neyse, bu soruya cevap verebilmem imkânsızdı çünkü
ben annemi mi yoksa babamı mı daha çok sevdiğim konusunda bir karar verebilmiş
değilim. Biraz daha büyürsem bu konu üzerinde düşünürüm belki. Şimdilik, bana geçen hafta bisiklet aldığı
için annemi daha çok seviyorum. Ama babam durmadan şu sözü veriyor : “Okula
başladığın zaman sana yepyeni bir çanta, önlük, renk renk kalemler, defterler
alacağım.” Babam böyle dediği zaman onu
daha çok sevesim geliyor. Sonra
düşününce, aslında okulun çok da ilgi çekici bir yer olmadığını düşünüyorum.
Bunu bana ablam söyledi. Çok sıkıcıymış ve belki “bu kadarcık aklımla” okumayı
bile öğrenemezmişim. Böyle olursa beni lunaparka götürmezlermiş çünkü lunapark
sadece okuma yazma bilen büyükler in gidebileceği bir yermiş. Okuma yazma bilen
bir insan neden lunaparka gider ki? Ben okuma yazmayı bilsem yapacak bir sürü
işim olur ve lunaparka gidecek zaman bulamam. Galiba ablam bana yalan söylüyor,
ben okuma yazmayı öğrenmesem daha iyi olacak. Misafirlerin sorusu hiç hoşuma
gitmedi ama çilekli pastayı yemediği için bayan misafiri biraz sevdim
diyebilirim. Çilekli pasta çocuklar içindir. Yarın uyanıp kahvaltımı yaptıktan sonra
(kahvaltıdan önce abur cubur yememe izin vermiyorlar)o pastayı ben yiyeceğim.
Bu arada “abur cubur “ kadar kötü bir isim daha bulunamazdı! O kadar güzel
şeyler için bu isim çok kötü, haksızlık! Bir de sadece ablam kola içebiliyor,
ben içmek istediğim zaman içine su katıyorlar! Zaten hayatım boyunca kola diye
bana pekmez içirmişler! Bunu fark ettiğimde annemin ve babamın bana yalan
söylediğini anladım ve çişimi tuvalete yapmadım, altıma kaçırdım. Bunu hak
ettiler!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder