Annemle bir yere gitmekten nefret ediyorum çünkü sürekli
peşimden koşturup bana bir an olsun rahat vermiyor! Bugün annemle birlikte
vapura bindik, ben hayatımda ilk kez vapura bindiğim için çok heyecanlandım.
Her yeri keşfetmeliydim, bu yüzden çılgınlar gibi koşturmaya başladım(kendimi
kaybetmiş olabilirim ama inanın bu elimde değil). Tam da kendime göre bir
pencere bulup dışarıya doğru sarkmaya çalışırken, beni bir abla tuttu. Kucağına
alıp denizi görmeme yardımcı oldu. O sırada annem koşturarak,(soluk soluğa
kaldığını söylememe gerek yok sanırım) arkamızda göründü. “Aaaa rahat bırak
ablayı!” diye çığlık atıp, beni ablanın kucağından indirdi! Annemi gerçekten
anlayamıyorum, ilk kez vapur gördüğünde kendisi neler yapmıştı kim bilir!
Ayrıca ben o ablayı hiç de rahatsız falan etmiyordum! Annem yine benim ne
yaptığımı benden daha iyi biliyordu(!) Bir defasında da dedemle kremalı bisküvi
yerken böyle yapmıştı. Ben kremalı bisküvinin sadece kremasını yemeyi
seviyorum. O gün de kremaları yalayıp, bisküvileri dedeme veriyordum ve dedem
kahkaha atıp, bisküvileri midesine indiriyordu. İşte tam o sırada annem içeri
girdi,(bazen sadece beni görebilen 3. bir gözü daha olduğunu düşünüyorum) “Dedene
ayıp değil mi? Bak, adamcağız zorla senin bisküvilerini yiyor!” diye bana
kızdı. Hâlbuki dedem çok mutluydu. Ama annem her şeyi benden daha iyi biliyor.
Bunu bir defasında babama sormayı denedim ama aldığım cevap hiç de iç açıcı
değildi: “Anneler her şeyi bilir!” Eğer böyle bir olasılık varsa, gizlice
burnumu karıştırdığımı, bazen bilerek altımı ıslattığımı, yemeği sevmediğim
zaman çaktırmadan kediye verdiğimi, hah neredeyse unutuyordum, komşumuzun
biblosunu kırıp gizlice halının altına sakladığımı da biliyor olmalı. Bunları
bildiği hâlde bana hâlâ kızmaması aklımı karıştırıyor. Neye kızıp neye
kızmayacağını karıştırabiliyorum. Bir keresinde annemin yaptığı kremalı pastaya
parmağımı daldırıp kremayı mideme indirmiştim ve annem bana kızmıştı. Ama doğum
günümde “Hadi bakalım, kremaya bir parmak at ve tadını çıkar,” dedi. Annemi anlamak bazen çok zor. Neyi ne zaman
yapmam gerektiğini ezberlemek için çok çaba göstermeliyim ve her gece süt içmem
bile ezberimi geliştirmiyor! Oysa annem süt içen çocukların her şeyi çabucak
öğrenebildiğini söylemişti!(Not: Bana zorla süt içiriyorlar)
7 Eylül 2012 Cuma
Büyümekten Yoruldum!
Geçen akşam bize gelen misafirler (burada isimlerini vermek
istemiyorum) bana neredeyse tüm büyüklerin sorduğu o meşhur soruyu sordular:
Söyle bakalım, anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı? Yüzlerine uzun uzun baktım, bilmiş bir cevap
versem arkamdan konuşacaklardı, “Ne sevimsiz bir çocuk, hep yaşından büyük
laflar ediyor!” diyeceklerdi. Büyükler neden böyle anlamıyorum. Her şeye edecek
bir lafları var! Bir de bu soruyu sorarken yüzlerini şekilden şekle sokarak gülmeye
çalışıyorlardı. Sempatik olmak için böyle yapmaya çalışıyorlar galiba. Oysa o
kadar aptal görünüyorlar ki! Neyse, bu soruya cevap verebilmem imkânsızdı çünkü
ben annemi mi yoksa babamı mı daha çok sevdiğim konusunda bir karar verebilmiş
değilim. Biraz daha büyürsem bu konu üzerinde düşünürüm belki. Şimdilik, bana geçen hafta bisiklet aldığı
için annemi daha çok seviyorum. Ama babam durmadan şu sözü veriyor : “Okula
başladığın zaman sana yepyeni bir çanta, önlük, renk renk kalemler, defterler
alacağım.” Babam böyle dediği zaman onu
daha çok sevesim geliyor. Sonra
düşününce, aslında okulun çok da ilgi çekici bir yer olmadığını düşünüyorum.
Bunu bana ablam söyledi. Çok sıkıcıymış ve belki “bu kadarcık aklımla” okumayı
bile öğrenemezmişim. Böyle olursa beni lunaparka götürmezlermiş çünkü lunapark
sadece okuma yazma bilen büyükler in gidebileceği bir yermiş. Okuma yazma bilen
bir insan neden lunaparka gider ki? Ben okuma yazmayı bilsem yapacak bir sürü
işim olur ve lunaparka gidecek zaman bulamam. Galiba ablam bana yalan söylüyor,
ben okuma yazmayı öğrenmesem daha iyi olacak. Misafirlerin sorusu hiç hoşuma
gitmedi ama çilekli pastayı yemediği için bayan misafiri biraz sevdim
diyebilirim. Çilekli pasta çocuklar içindir. Yarın uyanıp kahvaltımı yaptıktan sonra
(kahvaltıdan önce abur cubur yememe izin vermiyorlar)o pastayı ben yiyeceğim.
Bu arada “abur cubur “ kadar kötü bir isim daha bulunamazdı! O kadar güzel
şeyler için bu isim çok kötü, haksızlık! Bir de sadece ablam kola içebiliyor,
ben içmek istediğim zaman içine su katıyorlar! Zaten hayatım boyunca kola diye
bana pekmez içirmişler! Bunu fark ettiğimde annemin ve babamın bana yalan
söylediğini anladım ve çişimi tuvalete yapmadım, altıma kaçırdım. Bunu hak
ettiler!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)